5 Ekim 2011 Çarşamba

Röportaj vol. 5

evet sayın fiskos okurları uzun ve röportajsız bir aranın ardından tekrar karşınızdayız. bugün ecem adlı bir arkadaşımızla 5. röportajımızı gerçekleştiriyoruz.

oleeey heyecanlıyım gençler


öncelikle merhaba ecem. 'röportaj yapcam ben' diye ısrar ettiğin için teşekkür ediyoruz sana. daha önce böylesini görmemiştim hiç. bize biraz kendinden bahsetmeni isteyeceğim doğal olarak. anlat bakalım kimsin sen?

hahah evet ben daha önce görülmemiş bir insanım,taa ki 26 mayıs 1995 tarihine kadar ayrıntı ister misin yoksa direk gireyim mi konuya


ayrıntılar önemlidir. lütfen.

ben ikizler burcuyum gençler.ne yapıp ne yapmayacağımı kendim bile kestiremiyorum bazen bu kadar dengesiz olmak midemi bulandırıyor kelimenin tam anlamıyla böyle konuşmayı çok seviyorum,şarkı söylemek en büyük terapim şimdi sen tekrar sor hehe


peki başka nelerden hoşlanırsın?

müzikten, fotoğraflardan, özgürlükten.


özgürlükten kastın nedir peki?

istediğim kişi olacağım,yapmak istediğim her şeyi yapacağım.


özgürlükten hoşlanıyorsun peki ne kadar başarılısın bu konuda? yapabiliyor musun, özgür müsün?

henüz özgür olamadım,bilirsiniz.türkiyede genç kız olmak...elimden geldiğince kendimi aşmaya çalışıyorum sadece.


neler yapıyorsun mesela? neler yaparak veriyorsun amacının sinyallerini diyelim hatta.

annemin karşısında durmaya çalışıyorum daha napayım? (gülüşmeler) hep bunun hayalini kurmuşumdur.röportaj veriyorum,böyle parantez içine güldüğümü yazıyolar falan.hayalperestim.


nelerin hayalini kurarsın peki? en büyük hayalin, ya da ufak tefek hayallerin neler?

isveçte sessiz sakın bi kasabada yaşamak istiyorum bi süre, onlarca yıllık yorgunluğu atmak istiyorum beynimden emekli olmak yani bi nevi hehe en büyük hayalim bir grubum olması,kendi şarkılarımı yazmak,sesimi dünyaya duyurmak


nelerden bahsedersin o şarkılarda? en çok ne demek istersin 'dünya vatandaşları'na?

all we need is love derim,yeterince açık ve net bir mesaj değil mi ama hehe


peki öyle mi gerçekten? evet ihtiyacımızın olduğu kesin ama mümkün mü dersin?

öyle,ben sevmeyi,sevilmeyi,değerli görülmeyi çok seviyorum.mümkün mü'ye gelince,biz istersek her şey mümkün.


insanoğlu ne olursa olsun kendini düşünen bir varlık. çıkarlar uğruna kurulan hayatlar, sevilen insanlar var.

kesinlikle. evet sevmeyi seviyorum,ama sevildiğimden asla emin olamıyorum bak nasıl progresifleştim yine


sevmek ve sevilmek çok güzel şeyler tabii. çaktırmamaya çalışıyoruz, karşımızdakinden bir şey beklemediğimizi iddia ediyoruz ama aklımızın bir köşesindeki 'acaba..' zor duruma sokuyor bizi.

ama yok öyle bir şey tabii ki.


okuldan konuşalım biraz da. kaçıncı sınıftasın şu an

öhöm ben lise 3teyim,dil bölümündeyim.ingilizce öğretmeni olmak istiyorum 8)


var mı peki 'şimdiden' bi sıkıntı geleceğe dair? ygs saçmalığından korkma, işsiz kalmaktan tırsma vs.

ygsden tabii bir ölçüde korkuyorum iş için pek sıkıntım yok dilin önü açık diyolar ama bu ülkede ne olacağı da belli olmuyor 'kararında' korku hepimiz için gerekli! hehe


isveçi çok sevdiğini biliyorum. nedenini söyle de herkes bilsin!

beyler ben anders friden'i çok seviyorum! evlenicez bize biz hahah adam evli zaten yahu


madem konuyu anders beye getirdik o zaman biraz da müzikten bahsedelim. METALCİSİN KIZIM SEN

metalci kelimesi hoş değil sanki evet,metal dinliyorum


eskiden ne dinlerdin mesela? kendini bildin bileli metal dinlemiyorsun herhalde :)) nasıl başladı bu metal sevgisi. ilk kimlerle başladın hiç konsere gittin mi?

eskiden ne dinlerdiiim hıımm tabi pop dinlediğim zamanlar oldu ilkokuldayken çocukken mozart dinledim bir geçiş dönemi oldu sonra evanescence ile başladım


bence herkesin pop dinlediği zamanlar olmuştur. ama önemli olan o zamanları atlatmak asdag. birazdan soracağım soruda gayet ciddiyim. ve merak ediyorum. 'türkiyede metal dinleyicisi olmak nasıl bir şey?'

önyargılarla boğuşmak zorundasın gerçi artık bir şeyleri umursamamayı öğrendim ailemden de tepki gördüm ama büyüyorum,anlamaya başlıyorlar şu an bu konuda rahatım,müziğimi dinlerim,kimse de bişey demez


müzik konusunda gııcık bi tipimdir ben. biraz önce blog sayfasında bir yazı paylaştım hatta bu konuyla ilgili. içimde minik bir faşist olduğundan bahsettim. 'müzik yaptığını sanan'lara gıcık oluyorum.
ve bu insanları dinleyenlere de gıcık oluyorum. 

bakınız katy perry hahaha


en basit örnekler günümüzün yerli popüler şarkıcıları demet akalın serdar ortaç vs. katy perry'yi bizim 'yerli'lere tercih ederim biliyor musun.  

çok gitmek istediğin bi konser var mı diye sormuyorum vardır elbet kimin? 

in flames vardı gittim,şimdi sıra evanescence'te.


sosyal medya hakkındaki fikirlerin neler peki? ne kadar vakit ayırıyorsun? önemli mi gerekli mi değil mi?

çok vakit ayırıyorum elimde değilmiş gibi kapatıp bi daha asla açmak istemiyorum


neden? 

zaman öldürmekten başka bişey yaptığı yok moralimi bozuyor hatta


yani günümüz teknolojisinin önemi belli. artık herkes herkesle internet üzerinden iletişime geçiyor. heh zararları da tartışılır tabi burada. ama yararları olduğu da kesin. internetsiz bir hayat düşünebiliyor musun peki? internetle hiç tanışmamış olsaydın düşünürdün elbet ama internetle bu kadar haşır neşir olduktan sonra, yine de düşünebilir misin?

çok uğraşırsan alışırım bence düşünmeyi öğrenirim


ben emin değilim. interneti sevdiğim kesin. internette vakit geçirmeyi sevmediğimi söyleyemem kesinlikle. çok güzel amaçlar için kullanılabileceğini de düşünüyorum. ama sokağı da unutmamalı. 

böyle konuşma yeşim ağlıcaaam


artık dünyayı internetten kurtarabileceğini sanan insanlar var. madem sesini dünyaya duyurmak istiyorsun - evet burdan pek amacına ulaşamıcaksın ama olsun - söyle bakalım söylemek istediğin ne varsa. kim bilir. belki bi işe yarar.


sesim derken şarkı söylemek istiyorum hheehe


yok lan 'sosyal mesaj' içeren bi şey işte : p yani örneğin televizyondasın şu an. ne demek istiyorsan de, herkes seni dinliyor diyolar ne dersin? öyle bi şey işte.

birbirinizi üzmeyin,ezmeyin. sevin işte oğlum hayat çok kısa.


sıçıp batırmayın yaşayın işte.


evvet!



bu da böyle bir röportajımız işte. arşivdeki yerini alacak. 10 sene sonra tozsuz dumansız geri açılacak. çünkü blogspot çok temiz çalışıyor!

not: benim kadar çok kullanan bir insan daha vardır umarım şu 'peki'yi. ne aşk ama. (search kısmına 'peki' yazın. sonuncuyu saymazsak 8 defa kullanmışım. rezillik.)




Hiç yorum yok: