17 Haziran 2017 Cumartesi

if u love me wont u let me know?

sene 2008 falan. coldplay'in violet hill şarkısı yeni çıkmış tv'de dönüyor. kim bu adamlar neden tepelerde berduş gibi geziyor anlam veremiyorum. o zaman tanımıştım zaten coldplay'i. fix you ile yellow şarkısı ben küçükken dolanıyordu gerçi forumlarda ama ben iplemiyordum. yaşım 15 falandı çünkü ben bir tek muse dinleyip muse ile kalkan saf bir ergeni oynuyordum.

şimdi temizlik yaparken çalıverdi birden violet hill. aldı beni on sene öncesine götürdü. o zaman ki halime çok yabancıyım şimdi ama o hislerimi hatırlıyorum. daha enerjik, heyecanlı ve aşkı bekleyen. 


When the future’s architectured
By a carnival of idiots on show
You’d better lie low



aslında bugün demek istediğim bunlar değil. yükler. temizlik yaparken her seferinde ne kadar eşya atarım bilemezsin. özellikle yazdığım notlarım. senelerce yazıp biriktirdiğim günlükler mesela doldukça atıyorum. sanki elimde kalırsa yük olurmuş gibi. atınca da rahatlıyormuşsun gibi. bu yanılsama ile yaşıyorum işte. senelerce kıyamadığım eşyalarım, aslında hepsi benim için bir geçmişin yükü. ayağımda zincir gibi. ama hemen atamıyorsun. bazılarının senelerde beklemesi gerekiyor. zamanı gelince de güle güle. dünyadaki sistemde böyle gerçi. adına ise ölüm demişler. 

aslında yanlış yapıyorum çünkü şunu fark ettim. küçükken hep ileriye dönük yaşayan ben şimdi büyüdükçe geriye yönelik yaşar oldum. kazandığım yetenekleri birbir üzerimden atar oldum. belki bir gün yeniden 'yük'leniriz bilemiyorum. 

30 Nisan 2017 Pazar

neden yazmıyoruz

önce insanlar yabancılaştı birbirine, sonra kendini bile tanımaz oldun. devrin en büyük hediyesi bu olsa gerek.
çok şeyler değişti. olmaz denilenler başa geldi, bazen çok güzel şeyler de oldu ama faturası ağır oldu. herkes kendini göğe çıkardı, suç konusunda ise üzerine alınmadı.
reddedilmekten değil de en çok umursanmamazlıktan yorulduk. hayattaki en küçük ayrıntı da bile kendini kötü hissettirdi. oysa insan kendi için yapmalıydı hepsini. yaptı da. bir süre sonra ise gemide tek çırpınanın kendisi olduğunu fark edince bir anda sorgular oldu. neden diye sordu. cevap bulamadı. onun yerine göz yaşı akıttı. gerisini diğer akşama sakladı.

17 Ocak 2017 Salı

2017

senelerdir blogta her yeni yıl dileklerini dileyen ben oluyordum. Peki ne oldu? Bir halt olmadı, gittikçe kötü hal alıyor dünya.  O yüzden bu sene hiçbir şey dilemiyorum, ne haliniz varsa görün arkadaşlar.

yine de iyi şeyleri umut edelim...