5 Şubat 2010 Cuma

Bi acı, bi acı

Yalnızlık paylaşılmaaaz.Paylaşılırsa yalnızlık olmaz.imiş.
Temmuzdan beri bir sıkıntı var.Kendimi yalnız hissetmezdim ne bileyim."Kalabalığın içinde yalnız kalma" zırvası sanırım doğru çıktı...
Her neyse.Bazen kendimi anlamakta güçlük çekmeme rağmen, inanıyorum hissettiklerime.Zorlanmama.Üzülmeme.Sevmek istememe.Hepsinden öte, bazı şeyler düzelsin istiyorum.Herkes yanımda olsun.Kimseyi özlemeyeyim filan.Şöyle 1-2 sene gerisi..Zamanı geri almak istiyorum.Bi acı ki bu son yaşananlar.Bi acı.
Anlatamıyorum.
Kelimeler dizildikçe, harfler, düşünce balonlarının içi de doldu taştı.Hüzünle birlikte.Sussam, o zaman olmuyor.Hep ağlamak olmaz ki ama.Mecburen konuşmalıyım.Yazmalıyım.Saçma geliyor olabilir ama bu yara temizlenmeli.İçimdeki iltihap akıtılmalı.Kimse bu yaraya dokunmamalı.Kanatmamalı.Biri var belki de.O ona, o başkasına...Hepsi de saçma.Somut olan bir şey varsa, o da içimdeki acıdır.Elle tutulan.Gözle görülen.Koca, dipsiz bi' şey.
Ne zaman geçecek bilmiyorum.Yazmak istemiyorum."Öylece kalsın, boşver" diyorum..Olmuyor.Mutlu olsun ki.Bencillik etmemem gerek.Bencillik olmamalı.
Neden söylemedi en baştan? Bilmeliydim ki ben.Yakınlık, hepsi palavra diye düşünüyorum bazen.Olmamalıydı böyle.Çünkü hep umutlandım.Bilmeden canım acıdı.Hepsi bilmeden oldu.
Gün bitmesin istiyorum.
Neden mi? Çünkü her gece rüyamda görmekten bıktım usandım.Güzel şarkılar gibi dilime takılıyor, kalıyor."Damağında, sadece dillendirmeyi bıraktığında geçecek bir yara".Bütün gün çıkmıyor aklımdan.Tam bitiyor diyorum, gece yine geliyor.Bu yüzden kahvaltıda susmalarım.Bu yüzden oyuncuyum ben.Rolümü iyi yapmalıyım.
"Unutmalı" demiştim kendi kendime.Söylesene, nasıl unutayım?